ÇİKOLATA OLAYI: Mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalışan işçinin iş akdi, parasını ödemeden çikolata yemesi nedeniyle feshedilmiştir. Sizin fesih hakkındaki düşünceleriniz neler?
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/16220 E.-2017/18738 K. Sayılı Kararında aynen;
“… Somut uyuşmazlıkta 26.11.2013 tarihli kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının başka bir personelin sorumluluğunda olan kasaya bakarak satış yaptığı esnada bir adet tablet çikolatasını kasadan parasını ödemeden yediği sabittir. Davacının 02.12.2013 tarihli noter ihtarnamesi ile iş akdinin feshedileceğinin tarafına bildirildiği ve tazminatlarının ödenmesini istediği akabinde davalının 05.12.2013 keşide tarihli noter fesih ihtarnamesi ile iş akdinin davacının kasadan parasını ödememek suretiyle yediği ve davacının doğruluk ve güven ile bağlılığa uymayan davranışı sebebiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiş ise de; davacının 4 yılı aşkındır davalı şirkette mağaza sorumlusu olarak çalıştığı,daha öncesinde bu şekilde bir eyleminin olmaması, kasadan geçirilmeyen bir adet çikolatanın alınması ve oluş şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde yapılan feshin ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı sabittir.
Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır…” şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/16220 E. ve 2017/18738 K. Sayılı Kararı:
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının davalıya ait … / … mağazasında 02.12.2008 ile 30.11.2013 tarihleri arasında mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalıştığını, davacıya 30.11.2013 tarihinde iş yeri yetkilileri tarafından istifa metni imzalatılmak istendiğini, davacının bu durumu kabul etmeyince de iş akdinin haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkililerince satış mağazasında yapılan kontrolde davacının rafta süresi geçen ürünleri kaldırmadığının tespit edildiğini bu durumun kendisine bildirilmesi sonucunda davacının görev tanımına aykırı olan bu eylemini kabul etmediğini, davacının kasadan geçirdiği ürünün parasını vermeden yemesi olayı ilgili olarak da kamera kayıtlarının ve tanık beyanlarının sabit olduğunu, davacının görev tanımına aykırı olarak hareket ederek davalı şirketi zarara uğrattığını, davalı şirket tarafındanda davacının iş akdinin haklı nedenlere dayanarak feshedildiğini savunarak,davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle;tüm dosya kapsamı, tarafların delilleri, hizmet cetveli, işyeri kayıtları, tanık beyanları ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait … / …. mağazasında 02.12.2008 ile 30.11.2013 tarihleri arasında mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalıştığı, davalı tarafından …. 1. Noterliğinin 05.12.2013 tarih ve 16934 sayılı ihtarnamesi ile iş akdinin feshedildiğinin bildirildiği, davacının iş akdinin feshinde “davacının çalıştığı iş yerinde son kullanma tarihi geçen bazı ürünleri raftan kaldırmadığını ve başkasının sorumlu olduğu kasaya bakarak işlem yaptığını, ayrıca bazı ürünleri de kasadan parasını ödemeden geçirerek yedikten sonra ambalajını çöpe attığının” bildirildiği, davalı şirket yetkililerince satış mağazasında yapılan kontrolde davacının rafta süresi geçen ürünleri kaldırmadığının tespit edildiği bu durumun davacının görev tanımına aykırı olduğu, davacının kasadan geçirdiği ürünün parasını vermeden yemesi olayı ilgili olarak da kamera kayıtlarının ve tanık beyanlarının sabit olduğu, davacının görev tanımına aykırı olarak hareket ederek davalı şirketi zarara uğrattığı kanaatine varıldığından davacının iş akdinin davalı tarafından haklı olarak feshedildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise, işverene haklı fesih imkânı vermez (Yargıtay 9. HD. 1.12.2009 gün, 2008/11819 E, 2009/32509 K).
Diğer taraftan, İşveren, iş sözleşmesine aykırı davranışta bulunan işçiye yaptığı eylemle orantılı bir yaptırım uygulamalıdır. Yapılan eylemle orantılı olmayan ve ölçüsüz olarak nitelendirilebilecek bir yaptırım mazur görülemez. Sonuç itibariyle fesihte bir cezadır. Ölçülülük ilkesi uyarınca, uygulanacak önlem, ulaşılmak istenen amacı gerçekleştirmeye elverişli olmalı bir başka anlatımla tedbir uygun olmalı, ulaşılmak istenen amaç açısından gerekli olmalı ve uygulanacak tedbirin sonucu olan müdahale ile ulaşılmak istenen amaç, ölçüsüz bir oran içerisinde bulunmamalıdır. Bu ilke uyarınca yargıç feshin geçerli olup olmadığını kararlaştırırken, işçinin davranışının ağırlığını dikkate alarak, her olayın özelliğine göre işçinin davranışı ile işverence uygulanan fesih türü arasında bir orantısızlık (ölçüsüzlük) olup olmadığını takdir edecektir. İşçinin davranışının haklı ve geçerli fesih olarak değerlendirilmesi ağır ve gerekli olmayan bir sonuç ise feshin geçerli nedene dayanmadığının kabulü gerekecektir.
Keza feshin geçersizliğini etkileyen ilkelerden biri de olumsuz öngörü ilkesidir. Özellikle işçinin iş sözleşmesinin feshinde, bu fesih aynı zamanda olumsuz bir öngörüyü şart kılmalıdır(olumsuz öngörü ilkesi).
Somut uyuşmazlıkta 26.11.2013 tarihli kamera kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacının başka bir personelin sorumluluğunda olan kasaya bakarak satış yaptığı esnada bir adet tablet çikolatasını kasadan parasını ödemeden yediği sabittir. Davacının 02.12.2013 tarihli noter ihtarnamesi ile iş akdinin feshedileceğinin tarafına bildirildiği ve tazminatlarının ödenmesini istediği akabinde davalının 05.12.2013 keşide tarihli noter fesih ihtarnamesi ile iş akdinin davacının kasadan parasını ödememek suretiyle yediği ve davacının doğruluk ve güven ile bağlılığa uymayan davranışı sebebiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiği belirtilmiş ise de; davacının 4 yılı aşkındır davalı şirkette mağaza sorumlusu olarak çalıştığı,daha öncesinde bu şekilde bir eyleminin olmaması,kasadan geçirilmeyen bir adet çikolatanın alınması ve oluş şekli bir bütün olarak değerlendirildiğinde yapılan feshin ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığı sabittir.
Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü gerekirken reddi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
