Kişiler arasındaki konuşmaların tarafların rızası olmadan kayıt altına alınması Türk Ceza Kanununa göre suç teşkil etmektedir. Örneğin, bir görüşmede veya iki kişi arasında geçen bir konuşma esnasında ses veya görüntüyü kayıt altına almanız halinde suç işlemiş olabilirsiniz. Ancak izinsiz alınan ses kaydının içeriği ve ses kaydının alınma nedeni bazı hallerde suç unsurunu ortadan kaldırabilmektedir.
Bir örnek ile açıklamak gerekirse, konuşma esnasında işvereniniz veya eşiniz, ya da bu kişi bir arkadaşınız da olabilir. Sizi tehdit etti veya size hakaret etmeye başladı. Ve başka türlü ispat edemeyeceğiniz için o an görüşmeleri kayıt altına aldınız. İşte bu gibi zorunluluk halinde bulunan kişilerin ses, görüntü veya video kaydı alınması eylemi suç olarak kabul edilmeyebilir. Anlık gelişen bir olayda, kişinin kendisine veya yakınlarına karşı işlenen bir suç söz konusu ise ve başka bir delille ispatlama durumu yoksa konuşma kayıt altına alınabilir. Ancak yine de bu gibi konularda ihtiyatlı davranmanızda fayda var. Nitekim, elde edilen bir deliller somut olayın özelliğine göre değerlendirilecektir. Bu konuda Yargıtay Ceza Genel Kurulu 21.05.2013 tarih ve 2012/5 Esas, 2013/248 karar sayılı kararında;
‘’Kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.’’ şekilde karar verilmiştir.
https://www.youtube.com/watch?v=b3aMl7vzOJw
