İş müfettişi teftişlerinde tutanak imzalanırken son derece dikkatli olunması gerekmektedir. Bu konuda Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 08.10.2025, E. 2025/6007, K. 2025/7555 Sayılı Kararında teftiş sırasında ihtirazi kayıt konulmadan tutanağa geçirilen ve imza altına alınan beyanların aksi ispat edilmedikçe geçerli ve bağlayıcı olduğu görülmektedir.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6007 E. ve  2025/7555 K. Sayılı Kararı

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2297 E., 2025/1283 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/157 E., 2023/215 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:


I. DAVA


Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.02.2020 tarihinde müvekkili Şirketin işyerinde davalı Kurum iş müfettişi tarafından inceleme yapıldığını, teftiş neticesinde 21.02.2020 tarihli ve … sayılı … bildirimi tebliğ edildiğini, bu tespitler karşısında müvekkili Şirket tarafından çalışanı davalı …’a 6.752,39 TL tutarında hafta tatili ücreti ile 2017 ile 2020 tarihleri arasındaki dönem için 9115,08 TL fazla çalışma ücreti ödendiğini, bu ödemelerin ihtirazı kayıtla teftiş baskısı altında yapılmış olması nedeniyle davaya konu tutanak ve noksanlık bildiriminin iptaline, müvekkilinin aylık 22,5 saatlik fazla çalışmalar ve hafta tatili ücreti açısından işçisi …’a borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.


II. CEVAP


Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait işyerinde fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi/eksik ödenmesi, yasal çalışma sürelerine uyulmaması konularında 30.01.2020 – 19.03.2020 tarihleri arasında iş müfettişi tarafından teftiş yapıldığını, işçi ve işveren vekilinin ifadelerine başvurulduğunu, konu ile ilgili ibraz edilen belge ve kayıtların incelendiğini, işyerinde yapılan teftişte işveren vekili ile birlikte 21.02.2020 tarihli tutanak düzenlendiğini, işçilerin hafta tatili gününün sabit olmaması nedeniyle 7-9 gün üst üste çalışarak hafta tatili günlerinde çalışabildikleri, nadiren günlük 11 saatin üzerinde ve 24 saat içinde kesintisiz 12 saat dinlendirilmeden çalıştırıldıkları, mağaza müdürü …’un yıllık 270 saatin üzerinde çalıştığının belirlendiğini, işveren vekili tarafından verilen ifadede; “ … ancak hafta tatili gününün sabit olmaması nedeniyle zaman zaman 7 gün üst üste çalışarak hafta tatili günlerinde çalışırlar. İşçilerimiz nadiren günlük 11 saatin üzerinde ve 24 saat içinde kesintisiz 12 saat dinlendirilmeden çalışabiliyor ve mağaza müdürümüz yıllık 270 saatin üzerinde çalışır” beyanında bulunulduğu, söz konusu tutanağın işveren vekili tarafından okunup doğruluğu kabul edildikten sonra imzalandığını, bir nüshasının kendisine verildiğini, yapılan tespitlere itiraz edilmeyip aksine doğruluğunun kabul edildiğini, işyerinin sabah açılış akşam kapanış saatlerinde yapılan fazla çalışmaların puantajlara yansıtılmadığı, ücretlerinin ödenmediğinin işçi ifadeleriyle sabit olduğunu, işçi ifadelerinde mağazanın açılış saatinden önce ve kapanış saatinde yaptıkları fazla çalışmaların puantajlara yansıtılmadığı ve yansıtılmayan bu çalışmaların ücretlerinin ödenmediğinin belirtildiğini, iş müfettişi tarafından tutulan tutanakların resmî belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eşdeğer kanıtlarla ispatlanabileceğini, teftiş sırasında işveren vekili ile görüşülüp işverenlikçe sunulan işyeri kayıt ve belgelerinin incelendiği, işçi ve işveren ifadelerine başvurulduğunu, dolayısıyla aksinin ancak eşdeğer yazılı belgelerle ispat edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.


III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı yanca teftiş raporunun aksini ispata yarar delil sunulmadığı, bu nedenle teftiş raporu aksi ispat edilmediğinden açılan davanın reddine karar verilmiştir.


IV. İSTİNAF


İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.


V. TEMYİZ


A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
1. Davalı …’a hafta tatilinin kullandırıldığını,
2. Aylık 22,5 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu,
3. Yapılan ödemelerin haksız olduğu hâlde teftiş baskısı altında yapıldığını, sebepsiz zenginleşme teşkil ettiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, teftiş tutanaklarının aksinin ispat edilip edilmediği, iptali gerekip gerekmediği ve yapılan ödemelerin haksız olup olmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi